Had Bilme Sanatı: Saygı

 Saygı hakkında yazı



    Kelime olarak düşünme, itibar etme anlamına gelen saygı, dış çevrenin varlığını düşünmek ve kabullenmekle başlar. Bu kabullenme, insanın, bencilliğe düşmeden, çevresindeki her şeyi anlamlandırması ve onlara değer vermesidir. İnsani ilişkiler ancak bu yaklaşımla sağlam bir zemine oturur ve insanlık için faydalı hale gelir. Bu sebeple denilebilir ki insanın sosyal ve fiziki çevresi ile ilişkisindeki temel dayanağı saygıdır.

    Saygı ahlakın özüdür. İçinde saygı olmayan hiçbir erdem, hiçbir iyi davranış, olması gerektiği gibi değildir. Saygısız sevgi olmaz. İnsanın başka bir insanı, bir düşünceyi, bir inancı, bir nesneyi, veya herhangi bir şeyi bulunduğu durum içinde anlayıp kabul etmeden ve ona değer vermeden sevmesi gerçek sevgi değil, bencillik gibi duyguların tatmini ve aldatmacasıdır. Gerçek sevgi, bir insanın başka bir insanı veya bir şeyi tanımasını ve kabullenmesini, sahip olduğu özelliklerden dolayı ona itibar etmesini ve saygı duymasını gerektirir. Sevgide olduğu gibi diğer insani erdemler de saygı temeli üzerine kuruludur. İyilik yapan kişi iyiliğe muhtaç olana saygı duymuyorsa yapılana iyilik denilemez. İçinde saygı olmadan şefkat, merhamet, nezaket, dayanışma, yardımlaşma gibi erdemler birer erdem değil, insanın kendi duygularını tatmin etmeye yönelik geçici ve aldatıcı davranışlardır. İnsanı insan yapan davranışların tamamı saygıyla anlam kazanarak birer değere dönüşür.

    Saygı, insan davranışının ve özgürlüğünün sınırlarını bilme sanatıdır. İnsan, bu sanatı icra ederek, biçimsiz kaya yığınları gibi kaba saba ve rahatsız edici olan arzularına ve karakterine şekil verir ve onu, başkalarının da bakmaktan zevk alacağı, muhteşem granit heykellere dönüştürür. Her eylemini ve her söylemini karşısındakinin durumuna göre sınırlayabilen, yaşlıya yaşına, bilgiliye bilgisine, muhtaç olana ihtiyacına göre davranan, adaletli olan, konuşanı dinleyen, anlatanı anlayan, nerede nasıl davranması gerektiğinin farkında olan, dürtülerinin değil, aklının ve düşüncelerinin izinde yürüyen insan, saygı ile karakterine şekil vermesini bilmiş muhteşem bir sanatkardır.

    Saygı, duyguları ve arzuları yerinde kullanma ve had bilme sanatıdır. İnsanın her düşündüğünü her yerde istediği gibi söylemesi veya eyleme dökmesi düşüncesizliğinin tezahürüdür. Oysa insan, insan olmasının bir gereği olarak, her düşüncesini ve eylemini, düşüncenin ve eylemin muhatabına göre hak ve had süzgecinden geçirmelidir. Bu süzgeçten geçen düşünce ve eylem saygılı olmuş olur. Örneğin insanın arkadaşına yaptığı şakayı öğretmenine yapması saygısızlık olabilir. Arkadaşlık süzgecinden geçen şaka, bilgi erbabı ve aynı zamanda bir büyük olan öğretmen süzgecinden geçmemelidir. İnsanın doğru olarak bildiği, inandığı her düşünceyi, hiçbir süzgeçten geçirmeden, hiçbir kritere tabi tutmadan, her ortamda söylemesi ve hayata geçirmesi hadsizlik ve saygısızlık olur.

    Saygı sözel değil eylemseldir. Bir insanın saygısını saygı duyduğunu söylemesi değil davranışları belirler. Saygılı davranması gerekirken, ebeveyni, öğretmeni veya bir büyüğü karşısında “size saygı duyuyorum ama siz de bana saygı duymak zorundasınız” diyenlerin saygısı davranışında görülmediği, sadece sözel olarak vurgulandığı için davranışsal değil, sözeldir. İnsanın davranışlarına yansımadıktan sonra şifahen ne kadar saygılı olduğunu ifade etmesinin hiçbir önemi yoktur. Oysa her davranışında saygıyı karakterinin bir parçası haline getirenler saygı dilenmek zorunda kalmazlar.

    Bir inanış değil bir yaşam tarzı olan saygı, yemeğe katılan tuz gibi, içtenlikle her davranışa katılmalı ve hayata tat vermelidir. Zoraki, menfaate veya kurala dayalı, yapmacık tavırlarla usule uygun hareket etmeye çalışmak, saygılı olmak anlamına gelmez. Saygılı olmak, saygı kelimesinin kökünde olduğu gibi düşünmekle ilgilidir. Saygılı kişi davranışlarında karşısındakini ve çevresini düşünerek hareket etmeyi adet edinmiş kişidir. Saygınlık kazanmak ve toplum tarafından saygıdeğer biri olarak kabul görmek ancak saygıyı karakterin oturmuş bir özelliği haline getirmekle mümkün olur.

Yorum Gönder