Duydu, inandı, inandım sandı.
Okuduysa şayet, onca eziyete katlanıp
kandı.
Kendi kırdı kalemini
Dört melekten umdu
Dört halife adına
Dört hak mezhebe sordu
Dört yol buldu tasavvufta
Olmadı, uymadı, sıkıştı kaldı
Sonra
Dört döndü
Dört kitaba uydurdu
Dört başı mamur müslüman oldu
Aşılmaz duvarlar arasında şimdi
Dört tarafı kutsal cehalet
Ve kendisi karda kışta
Buz gibi ahlak abidesi işte
Nasıl da heybetli nasıl da muhteşem
Bak nasıl savaşır karanlıklarla
Kim bilir ne kahramanca direnecek
Hele bir parlasın menfaat güneşi
Dört başı mamur müslüman
Nasıl da naslara teslim
Bir mahkum ki sorma
Senden benden özgür günahta
Kendi kırdı kalemini
Beş şarta iman etti sözde
Beş vakit yüz sürdü yere
Beş duyu ile sarıldı
Beş para etmez dünyasına
Beş bildi, boş bildi
Ne bildi ne de bilmediğini bildi
Dört başı mamur müslüman
Sarılmış dinine diyanetine
O dine, din ona mahkum
Hak onun terazisinde
Kendi ölçer kendi tartar
Kendi yontar kendi tapar
O dine din ona mahkum
Dört başı mamur müslüman
Sözde prangalı mahkum
Özde firari
Kendi kırdı kalemini
Bir başı mamur olsun diye
Dört başı mamur bir düzen kurdu

