Ucuz Hayatlar


istesem,
gün satın alsam hayatınızdan
yevmiyeniz karşılığında
kefen ve mezar parası dahil

satar mısınız?


yirmi beş yıl istesem mesela,
"zaten" desem,
"zaten harcamıyor musunuz günlerinizi,
yaşamak için çalışmıyor musunuz,
ve yaşamak istediğiniz her günü
aynı şekilde
çalışarak
ucuz yevmiyeler karşılığında
harcamıyor musunuz?"

gerçekten mutlu musunuz
her gün
kirli elbiselerle
o daracık
pis kokulu tünellere girerken

veyahut
bir inşaat iskelesine tırmanırken
bir sokağı süpürürken mesela
ya da makineler arasında
masa başında
tezgah arkasında
yük atında
velhasıl

orda burda

akşam saat altıyı beklerken
yorgun argın eve varıp
yatıp dinlenmek
ve yine aynı işe
daha dinç başlamak için?


ne hisseder ki insan

bir değil
bin ömür bile çalışsa
asla alamayacağı
pahalı arabanın altına girerken...


hani faraza
kazara
öyle bir arabanın kaportasını çizip
masrafı ödemek zorunda kalsanız

bir... 
beş .... 
on...

yirmi mi kırk mı?

kaç yevmiyeniz gider?

kırk gününüz
bir zenginin arabasındaki küçük bir çiziğe denkse
ne ucuz bir hayat yaşadığınız be kardeşim
ne ucuz bir hayat...


yaşadığımız!

Yorum Gönder